Eski Sevdalar

Eskiden insanlar öyle bir severmiş ki birbirlerini görmek değil sesine bile hasret kalırlarmış. Kendi gözleri sevdiklerine değse kahrolurlarmış. Öyle bir severmiş ki eskiler türküler, şiirler yazarlarmış.

Eskiden telefon vb. hiçbir şey olmadığı için mektuplaşırmış eski insanlar ama bu bile bazen kısıtlı olurmuş. Eğer sevdiğin uzak bir yerde ise bir aydan önce cevap gelmezmiş bile sabırla beklermiş insanlar sevdiklerinden gelecek o iki kelamı.

Abdurahhim Karakoç naifliği geliyor hatırıma mektup dendiği zaman; sevdiği kıza ulaşmak istemiş fakat el kızının evine mektup gitmez diyerek ona yazmış olduğu Mihriban türküsünü gazeteye ilan vererek duyurmak istemiştir. Şimdi bu naifliklerden, sabırlardan eser kalmadı.

Seviyoruz diyoruz seviliyoruz zannediyoruz ancak insan düşünmeli telefon olmasa karşımızdaki mektubumuzu bekleyecek kadar sabırlı mı yoksa mesajı bir dakika geç gördün diye sana ağzına geleni sayıyor mu? Teknoloji çağında olduğumuz doğru ama benim sitemim sevgilerinde teknolojik bir boyuta gelmiş olması.

Bırak mektubu, türküyü sevdiklerine iki satır yazamayan insanlar var ve diyorlar ki seviyorum ne kadar gerçektir acaba bu sevgi? Bir söz okumuştum yaşlı bir teyzemiz diyor ki ‘ Yel essin de kokusu gelsin ‘ sevdiği adamın kokusuna hasret yaşamış demek ki bu teyze ama bizler bırak kokusuyla avunmayı görmeden, dokunmadan sevemez olduk.

Şimdiki insanlara bakıyorum da sanki sevgiden bi haberler. Ben gerçek sevginin, günümüz sevgisi olduğunu reddediyorum. İnsan sevince gözleri değemez sevdiğine, onun bir gülüşü için neler yapmaz sırf gülümsemesinde payı olsun diye. Kokusuyla avunur günlerce, görmesem de olur iyi olsun yeter der bazen sabreder sevdiği için.

Aldatmak zaten sevgi ile alakası olmayan bir durumdur gözleriyle, zihniyle hiçbir zaman hiçbir şekilde aldatmaz insan sevdiğini vücudunun her uzvuyla sadık kalır sevgisine. Siz gerçekten sevdiğinizi ya da sevildiğinizi mi zannediyorsunuz? Sevgi çok masumdur bizlerin sevgisi ise çok kirli.

Yaşım daha küçükken her şey eskiden güzeldi dediklerinde anlayamazdım ne varmış ki yani derdim bazı zamanlarda elektrik bile yok bizler ise bir saat elektrik olmasa kafayı yiyecek hale geliyoruz yani ne varmış ki eskiden? Saflık, masumluk asalet gerçek olan ne var ise eskiden varmış eski insanlarda varmış. İnsanlar birbirlerine o kadar güzel sabrediyorlarmış ki en kötü halinde, en hasta halinde, en parasız halinde birbirlerini yalnız bırakmadan sımsıkı sarılarak seviyorlarmış. Bizler; sabretmeyi geçtim tahammül bile edemiyoruz özellikle sevdiğimize, sevgilimiz dediğimiz insanlara.

Hayat size eski sevdalar versin, henüz el değmemiş masum kalpler versin. İnsan kalbiyle sevdiğini sanır ama asıl ruhlar sever birbirini. Siz hep güzel ruhları sevin. Beden yaşlanır, beden çöker, beden kırışır, beden hasta olur önemli olan ruhu sağlam, ruhu güzel olanı bulmaktadır.

Not: O güzel ruhu bulduğunuzda içinde ne geçiyorsa ona söyleyin, ona onu çok beklediğinizi söyleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: